31 Aralık 2016 Cumartesi

Bir Salkım Siyah


Siyaha sevda. Ellerini uzattığın yerde yok beyaz, bıraktığın yerden söyle şarkılarını. Geceye bir şiir daha sakla avuçlarınla. Beklediğin yağmurun sıcağında ısın, biriktiğin yağmurlarca ısıt kelimelerini. Buz ol iyi olmayan her anına, içine işlesin beyaz. Adını

29 Aralık 2016 Perşembe

Hissiyat Notları

Beyaza aşık bir siyah. Karanlığın en zifirinde beyazlaşmış sevda. Vadesi tamamlanmış, saf hislerle toplandı onca his parmaklarımda... Benzer hayatlarda takıldı ayağım, koşarcasına yürüyen berrak adımlara yatırdım sevinçleri. Onca engel aştı ellerim, onca diken battı, onca derde derman aradım sessizce. Ensemdeki, naif

27 Aralık 2016 Salı

Hayal Kırıntılarındaki Aciz Nefesler

Evvelimde hislerimin açtığı izler var. Zaman yaralarımda durdu bugün. Cebimden çıktı hayal kırıntılarım. Doydum yalnızlığa. Her hücremde yorgunluğun zerresi. Ağzımı açtığım her konuşmada kurdum en derin cümlelerimi.  Zihnimdeki sağanak durmadı, beni yanıltmakta kararlı. Aciz nefesler çekiyorum

26 Aralık 2016 Pazartesi

Umutların Rengi


Huzursuz bir akşamın arefesi. Doğmamış umutların renginde tavırlarım. Uslanmadı içimdeki çocuk. Kendimce büyüttüğüm hislerim masum. Ama tek bir hamle yetti heveslerin kırılmasına. Ne kadar sustum bilmem de hüzün pek yok içimde. Ne varsa kapattım dünden kalan
hesapları. Huzura dair biriktirdiğim ne  varsa saçtım yüksekten. Bir el uzattım iyiliğe, kuramadığım cümlelerin fısıltılarını duydum, kulaklarım sessizlikle doluyken. Sessiz çığlıklara doydum...

25 Aralık 2016 Pazar

YAZI KÖŞESİ ANEKDOTU: Kaybolan Vicdani Duygular


Merhaba değerli Yazı Köşesi okuyucuları. Son zamanlarda, kaybettiğimiz, farkında olmadığımız birkaç duygumuzdan bahsetmek istiyorum. Bu duyguları birçok kişide fazlasıyla görmekteyim. Gerek okuduğum yazılar, gerek yapılan yorumlar gerek tanımadığım bir insanın bana Twitter aracılığıyla yazmış olduğu birkaç satır beni fazlasıyla üzdü.

23 Aralık 2016 Cuma

SİZDEN GELENLER

Bulunca haber ver bana ...
Nerden hangi azaptan nasibini almiştin dünyama gelirken...
Bir anlat , yüzünü göreyim ...
Günlerini say yollarda geçen...
Bana bir gece yürüdüğünü, bir gündüz uyuduğunu hikaye et...
Hayal ettiklerini cebinden çıkar ben isteyince...
Anlamadığım takıldığım yerde sorularım olacak, incinme..
Seni bu kadar yoran çaresizliği anlat, avucumda küllerini üfleyeyim rüzgara...

Yanılgılar

Birleştir avuçlarını. Kaç geceye kustun sevgini? Kaç gece de unuttun kendini söyle. Yaşadığın yer mi seni boğan? Yaşamak istediğin yer neresi? Çağladın sessizliğinle. İki arada kaldığın anlarda ne hissettin? Bir sevdaya mı ağladın bir sevdan olmadığına mı? Halin ortada, duymadı seni dinleyenler. Aslında duymak istemediler, dinlemediler de. Sen duyduklarını sandın, dinlediklerine inandın. Bu ilk

21 Aralık 2016 Çarşamba

Anlamadığım Dilde Denklemler

Devasa hayatlarda, bir karınca misal yaşam. Bir derede bin dert,  bir dem kaldı bir denek. Beynimin içindeki sesler net. Kurduğum denklemler kendime yabancı. Bir görüntü içinde kayboldum, bir ses yankılandı boşluktan, kırık bardağımdaki su dalgalandı, saçlarımda rüzgar. Sorduğum satırlarımı saydım, zaafım tek. Kazanmak için açıldı kapı ama çabam yok, karanlık koridorlar uzunca, uzağıma

20 Aralık 2016 Salı

Kulaklarımda Çınlayan Tını

Geciktim koştuğum güzel günlerime. Derdimi anlattığım aynam kırık.  Yüzümden düşen parçalar acıttı canımı.  Bir veda  mektubu da kendime yazdım. Tek bir satır yok bahsetmediğim. Soğuğunda üşüdüğüm sesler kapattı beni kendime. İçime attığım duygularımın son raddesindeyim. Bıraktım kendimi avutmayı. Gerçek zannettiğim, masum  yalanlarda kayboldum! Ucunu yakalayamadım tavırların. Sonunu bulamadım satırların.

17 Aralık 2016 Cumartesi

TERÖRÜ LANETLİYORUZ

Bir patlama da Kayseri de... 13 canı daha kopardılar anne babasından eşinden, çocuğundan. Yüreğimizdeki bu acıyı nasıl dindirebiliriz... Hainler, kalleşler, kansızlar yine kıydı... Lanet olsun bu teröre, masumlara kıyanlara lanet olsun, askerimizi, masumları böyle kalleşçe planlarla katledenlere lanet olsun.
Başımız sağolsun... Allah şehit ailelerine sabırlar versin, yüreğimizdeki acıyı hafifletsin. Kalleşleri kahretsin.
Kayseri'de haince gerçekleştirilen patlamadaki yaralılarımıza da acil şifalar dilerim...

16 Aralık 2016 Cuma

Yirmi Beşinci Kayıt Saatim

Yirmi beşinci kayıt saatimdeyim. Beklediğim yağmur bu gece de yağdı.
Yağmurdaki toprağın kokusu sindi sakallarıma. Saçlarımdan akan her damla dinledi yirmibeşi.

14 Aralık 2016 Çarşamba

Maskedeki Koyu Gri Tebessüm

Kendimizi dahil ettiğimiz kaç hayatta varız, kaç hayata sığdık?  Üşüyen ellerimizi kaç karede ısıttık, kaç vadeye böldük sevgimizi, kaç siyaha büründük, kaç denge kurduk bugün?
Bir maske takıp sakladık hüzünlerimizi, sesimiz sessizlikti, bağırdık sessizlikte. Görmek istemedi görmeyen, duymak istemedi...
Saklandığın duvarlar yüksek, bir bağ kalmadı

13 Aralık 2016 Salı

Sarf Ettiğim Cümlelere Veda Mektubu

Herkesin vardır bir veda mektubu. Kimi kendine yazar kimi sevdiğine, kimi sevmek istediğine, kimi sevilmediğine. Yazmaktan korkarak, yazmak zorunda olarak...
Ne kovduğumuz ciddiyetimiz kalır, ne çağırdığımız cesaretimiz. İki arada kaldık... Kuramadığımız kelimeler, kurabildiklerimize galip. Yürü cesurluğuna, hava biraz soğuk. Isıttığın ellerini cebinden çıkar.

12 Aralık 2016 Pazartesi

Sabrıma Esir Zaaflarım

Düşündüm duymak istediklerimi. Sona dair kalan tek doğru zor oluşu, zora talip tek yorumum yorgun oluşum... Bilemedim değerleri,. Kayırdığım duygularımı törpüledim. Sardım bandımı geriye, tekrar tekrar içimdeki sesleri dinledim. Hatalarım uzakta, bugünlerime

11 Aralık 2016 Pazar

Terörü Lanetliyoruz

İstanbul'da gerçekleştirilen hain terör saldırılarında Şehit olan kardeşlerimize Allah'tan rahmet, saldırıda yaralanan kardeşlerimize acil şifalar dilerim. Başımız sağolsun, Allah, ülkemizi bölmek isteyen kansızlara fırsat vermesin.

10 Aralık 2016 Cumartesi

Bardağın Kırık Tarafı


Koyu yağmurlar yağdı üzerime. Isınmak için yaktığım ateş söndü. Uyuştu ellerim soğuktan. Kendime öfkem bardağın kırık tarafında.
Sıyrıldım soğuk günlerimden, sildim camdaki izlerimi. Birkaç not tuttum, birkaç dost edindim. Dindim, duruldum. Kaçırdığım fırsatlarıma koştum. Gül oldum kestim dikenlerimi. Tatlı dil oldum çağladım.

9 Aralık 2016 Cuma

Aklımda Esir Rüyaların Akıbeti

Gündüzden rüyalar. Aklım esir kaldı uykuya. Güz nöbetleri tutuyorum, yüzüm soğuk.  Derinlerime işlemiş sızlamalar, mırıldandığım şarkıların yankıları yükseliyor, agresif kelimeler çıkıyor ağzımdan. Sessizce bağırıyorum kendime. Karıştım, düğümlerim çözülmedi. İki çizgi arasındayım, son baharıma ilk oldum, düşen her yaprak battı omuzlarıma. Yüküm arttı, ağardı saçlarım her yakarışta. Cümlelerden

8 Aralık 2016 Perşembe

Kendime Uyum Sağlama Çabalarım


Yoruldum. Her düşüşüm biraz daha derineydi. Anlatamadım, anlayamadım, düştüm, kalktım ama yoruldum. Hesabım ellerimdeki çiziklerde. Kuruttuğum saçlarımda hala nem. Oyunlardan sıkıldım, kaybettiğim hislerin izlerini arıyorum. Sordum, sorguladım, her anıma farklı baktım, bildiklerimi sildim, dinlediklerimi unuttum, gördüklerime doydum bugün. Daraldığım

7 Aralık 2016 Çarşamba

DUYURU

Merhabalar Değerli Okurlarımız,

Haftanın 2 gününde sizden gelen yazıların paylaşımını yapma kararı aldık. Yazıları paylaşacağımız günleri de her Salı ve her Cumartesi olarak belirledik. Bu günleri ilerideki tarihlerde sizlerinde fikirlerini dikkate alarak bu fikirler doğrultusunda değiştirebiliriz.

Bize yollayacağınız, paylaşmamızı istediğiniz yazılarınız kesinlikle orjinal, kendi yazılarınız olmalıdır. Kopya yazılar kabul edilmemektedir, bunun testini yapıp öyle paylaşacağız. Özgünlük konusuna tekrar değinmek istiyoruz...

Kulağımdaki Bilinmezlik Çınlamaları

Yaşadığın gibidir gördüklerin. Seni yaşlandıran günler tüm hızıyla geçmekte. Dururabilene ask olsun! Beklentilerine cevap olmayan konulara değinmedim say. Seni eğiten bildiklerin, koca bir  yalan. Sormak isteyipte soramadığın, sormaya korktuğun soruların var. Altında ezildiğin cevapların geçmişinden ağır. Artık ne kaçtıklarının önemi var ne kaçırdıklarının. Yoksa kendi sesinde yaşlandığın kadar mı yaşıyorsun?

6 Aralık 2016 Salı

Yirmibeşten Evvel Kalanlar

Yürürsün, aklındadır yirmibeş.
Gelmez, konuşmaz, duymaz... Gelsin diye beklersin, barışmak istersin, özürlerin yetmez. Dinlemez, ne kendini anlatabilirsin, ne inandırabilirsin anlattıklarına. Direttiğin cümleler döner vurur yüzüne, korkarsın avuçlarındaki terden. Koştuğun yol bitmez,
beklediğin dakikaları sayarsın tek tek. Bağırsan da duyulmaz sesin, bağıramazsın da aslında. Köşene çekilmek

5 Aralık 2016 Pazartesi

Hissiyat Notlarına Dair

Sessiz kaldığım zamanlarda yazıyorum. Saçlarımdaki beyazlardan kalma satırların izleri yazdıklarım. Kendimi aradığım ama bulamaďığım dünyanın notları var zihnimde. Terk ettiğim kavramlara yöneldim. Emeklerimin bosa çıkmasıydı beni

4 Aralık 2016 Pazar

Geç Anlaşılmış Anlamalar


Sıska cümleler kuramam. Rüyalara indandığımda başladım kaybolmaya. Uyandığım sabahlarda uykusuzluğum. Geç kalmış ama geç anlamış gibiyim. Ve geç anlaşılmış... Tutunduğum dalı korudum, tırmandığım güne ulaşıyorken kırıldı. Bir elden ziyade, kalkmaktı amacım. Her gün, bir diğer güne götürdü. Ama ağarmadı daha gün. Koştuğum yol

3 Aralık 2016 Cumartesi

Olması Gerekmeyen Gerekenler

Kalp kırmak en basiti. Tahammülümüz de yoksa... Küçücük sebepler büyür, koca bir dağ olur ve o dağın altında eziliriz, ezeriz. Yüzümüz kalkmaz yerden, çehremiz düşer. Ne oyunlar biter ne hikayeler. İki kelam güzel sözümüz kalmaz. Ne bin düşünür ne bir söyler, ne bin söyler ne bir duyarız. Ne uydurabiliriz

2 Aralık 2016 Cuma

Bilinmeyenlerin Kargaşası

Karanlık ışığın, ardında. Kendime emin olamadığım zamanlardayım. Kapattım mı bilmem kapıları. Söndürdüm mü lambayı bilmem. Kulaç atıyorum en ağır yanlarıma. Sararmış yüzümde bir hal. Kıstırdığım sıcaklık göğsümde. Seslerime yöneldim. Kaçtığım korkuların peşindeyim, bulduğum ışık beni bildiğime götürüyor. Vicdanıma sorduklarımın cevabı yok.

1 Aralık 2016 Perşembe

Yansıyan Sezgiler

Huzura pencereni aç. Hak ettiğin sevgi duvarlarının arkasında. Yıkmak istemez misin dengeleri? Tırmanmalarına izin ver.
Gördüklerin kendinden bir yansıma. İstediğin ne varsa uğraş. Güvendiğin his kendinde. Bildiğini sandığın doğrular kendini kandırmalarından başka bir şey değil. Daha basit bak bildiklerine.  Daha çok sev sevdiklerini.  Bir tebessüm iste, bir tebessüm göster.

Kendime Sorularım

Kime güvenirsin? Kendine mi çevrene mi, gördüğüne mi hissttiğine mi,  bildiğine mi bilmek istediğine mi?
Peki inandığın? Sevdiğin mi sildiğin mi, duyduğun mu dinlediğin mi? Güvendiğin mi, güvenmek istediğin mi?
Yoksa kendin misin güvensizliğin ta kendisi. Bir dengen var mı doğru ile yanlış arasında. Eşit misin etrafına, göz yumduklarınla yüklendiklerinin hesabını