23 Şubat 2017 Perşembe

İç Döküntüleri | İlk

Merhaba
Bu gün benim için çok değerli bir gün. Bugünü değerli kılan şey ise hala nefes alıyor, kalbimden geçen onca şeyi hala kelimelere dökebiliyor olmam. Arkama dönüp baktığımda keşkelerim elbet var lakin arkama her dönüşümde çıkardığım dersler benim keşkelerimide süpürüyor olsa gerek...
Her insan gibi benimde hislerim var, seninde
onunda... Her anı, o an olduğu için yaşamak, öncesinde ne olmuş diye düşünmeden anın tadını çıkarmak isterdim. Bunu başarabilirim elbet.
Korkmadan söyleyebildiğim sevgi sözcüklerim var mesela, sevdiklerime dolu dolu söylediğim ama bir yandanda utandığım... Utangacım biraz.
Seni seviyorum anne, seni seviyorum baba, seni seviyorum sevdiğim, seni seviyorum hayat, seni seviyorum...
Kızdığımda susarım biraz, sessizlik beni sakinleştirir, sessizlik bana huzur verir fazlasıyla. Çok gürültü sevmem ama sevdiğim müzikleri son ses dinlerim, kulaklığım patlarcasına...
Kaybetme korkumu yenemedim hiç... bu korku beni yordu, yıprattı.
Küçükken benimde birçok hayalim vardı ve bu hayallerimin önüne mümkün olduğunca engeller koyan bir ailem... biliyorum ki bu benim kötülüğüm için değil elbet ama burukluklarla doluydu çantam..
Ressam olmak isterdim, resim defteri ve renkli boyalarla tanıştığımda daha küçücüktüm. İlk cizdiğim resim her sabah okul servisine binmek için koşturarak bahçeden geçerken yan binanın bahçesinde bağlı olan, havlama seslerini daha az duymak ve ona görünmeden geçebilmek için mümkün olduğunca hızla geçtiğim, yan binanın bahçesindeki köpekti. Kocaman dişli siyah bir canavar çizmiştim.
Ama engeller beni çok sevdiğim resimden soğuttu, uzaklaştırdı. Hani demiştim ya burukluklarla dolu çantam diye. İşte tamda öyle...
Dün dünde kaldı, umudum bugün için. Bugünden umudumu yitirmedikçe yarınımda da varım.
Velhasılıkelam
Hayatın gelişine göre şekillere girmedim. Kendim oldum, vazgeçmekten ziyade sabrettim. Gündüze ulaşabilmek için geçtim geceden, gündüzün kıymetini bildim, geceye öyle girdim...
Vesselam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder