17 Mart 2017 Cuma

Güneşe Gözlerini Kısarak Bakan Sevda

Yeni bir hayat, yeni bir gecenin yeni solukları. Zamanı zamansız kullanmanın ağır zararları var fazlasıyla... Başlangıcı olmayan sona, sonu olmayan başlangıçlarla başlamak, azarlanmış cümlelerin asık suratları ağırlıkta. Merhaba sevgi çölü... Susuz sevdanın kusursuz cevapları dağılmış yerlere, kurak cümleler yetişmiş gönlümüzde, umutsuz umutlar beslenmiş, umutsuz yarınlar yok olmuş gitmiş bugünden...  Merhaba ruhumuza tahtını kurmuş cümleler. Sıcak yağmurlarla gel ruhuma, soğuk gölgeler getirme ki soluklanayım. Sevgi çiçekleri yetiştir dünyamda, her dem beni bana çalsın, beni benden götürsün, beni ben olduğum gibi bana bıraksın. Merhaba güneşe gözlerini kısarak bakan sevda. Gözlerini kamaştıran ışıkları bana geri ver, gözlerimden akan satırları toplasamda geri getirmez vedaları, bir sevda eksik kalsanda yağar yağmurlar, seni ısıtır, ıslatır, sırılsıklam sevda kalır kalanlarda, çırıl çıplak sözler birikir, söylenememiş, üstü kapatılmış, derin kuyulara atılmış yalnız, biçare sözcükler... Arayıpta bulamadığım günlerin ani kapımı çalışlarına yordum rüyaları, sonu, sonsuzu olan bir yola açılmış kapılarımız...
Merhaba yazmak istediği onca şeyi olmasına rağmen yazıp yazıp silenler.
Bir merhaba eksik olsakta, bin umut... içimizden...
Vesselam.

2 Mart 2017 Perşembe

Ziyadesiyle Hayat

Merhaba, bu gece ziyadesiyle doldu hayat. Huzuru aradığımız uzaklar, huzuru aramaktan yorulduğumuz, huzura uzak olmaktan soğuduğumuz gecenin tam ortası tam şu an.
Yaprağın dalından süzülmesi kadar yavaş ama yere bir o kadar yakın mesafede sabır. Dolmasına birkaç zerre, taşmasına birkaç satır kadar yakın gece.